iki

–  İnsanlar, sağcılar ve solcular olmak üzere ikiye ayrılır evlat.

Duyduğum bu cümle ile irkilmiştim. Otobüste, yanındaki çocukla tartışan adamın bu cümleyi kurma biçiminden ve anlatmak istediklerinden ziyade, tam o sırada 2 rakamını düşündüğüm için idi bu irkilmem.

–  Acaba düşüncelerimizi okuyabilen insanlar var mıdır? Diye içimden geçirdim o sırada.

2, güçlü bir rakam. ‘’İki kişinin bildiği sır değildir’’ özlü sözünden başlayarak ikiye ayrılmak, ikilemek, iki, çift… İki insana ‘insanlar’ diyebiliriz. ‘‘Two’s a crowd’’ tabirini de atlamamak lazım. Bu da 1eyci birisinin bakış açısı olsa gerek.

Yaz: İnsanlar, düşünceleri okuyabilenler ve okuyamayanlar olarak ikiye ayrılır evlat.

İlişki olması için en azından iki kişi gerekir. Hayvanlar için de, insanlar için de. Dünya iki yarımküreden oluşur. Her yerde 2 karşımıza çıkar. Hayatta 2 rakamı ile karşılaştığımız her durumu yazdığım bir defterim vardı. Acaba nerede….

Yaz: İnsanlar, kadınlar ve erkekler olmak üzere ikiye ayrılır evlat.

Demiştim size. İstisnalar bile kaideyi bozamaz.

Yaz: İnsanlar, ikinin gücüne inananlar ve inanmayanlar olarak ikiye ayrılır evlat.

Başlayıp da bitirmediğim romanımın ismi de 2 idi. Sıkıcı olmaya başlamıştı benim için. Her şeyi 2’ye indirgeyen sıkıcı bir karakterin romanının olması fikri, yazarına bile sıkıcı gelmişti, okurların 2nci sayfadan öteye gidemeyeceğini düşündüğümden biraz ara vermiştim.

Yaz: İnsanlar, roman yazanlar ve yazamayanlar olarak ikiye ayrılır evlat.

İnsanlar düşünenler ve düşünmeyenler olarak da ikiye ayrılabilir. Şu anda içinde bulunduğumuz otobüsü hayatın bir simülasyonu olarak algılarsak, düşünenlere ve düşünmeyenlere rastlayabiliriz. Mesela şu karşımda uyumakta olan çocuk. ‘’Uykudayken düşünebilir miyiz acaba’’ diye düşüncelere sevk ediyor beni.

Yaz: İnsanlar, kazananlar ve kaybedenler olarak ikiye ayrılır evlat.

Bu da yanlış değil ki. Fakat tabii kimi zaman kaybedenler de kazanmaya başlar, kazananlar da kaybetmeye başlar. Bu durum elbette bu cümleyi yanlış kılmaz. Her durumda bir kazanan ve 1 kaybeden olacaksa… Evet: İnsanlar, kazananlar ve kaybedenler olarak ikiye ayrılabilir.

Yaz: Kazananlar da, çok kazananlar ve az kazananlar olarak ikiye ayrılır evlat.

Elbette bu durum da görecelidir ama her zaman ‘çok kazanan’ ile ‘az kazanan’ olacaktır. Kaybedenlerin olmadığı dünyada.

İnsanları 1ey olarak ele almayı deneyeyim. Her insanın iki tarafı olabilir: Mutlu ve mutsuz tarafları. Güçlü ve zayıf yanları. İyi ve kötü yanları. Çocuk ve yetişkin yanları. Hırslı ve hırstan yoksun yanları. Daha fazla ikiye ayırmaya devam edeyim mi?

Koca bir parça etin herhangi bir yanından ilk bıçak darbesiyle kestiğiniz zaman da o eti 2ye ayırmış olursunuz. Bu sizi ‘bıçak kullanan insanlar’ ve ‘bıçak kullanmayan insanlar’ ikilemesinde bir tarafa yerleştirir.

Yaz: İnsanlar, et yiyenler ve et yemeyenler olarak ikiye ayrılır.

Canlılar da et yiyenler ve et yemeyenler olarak ikiye ayrılıyor. Et yemeyenlere otoburlar dense bile, onlara et yemeyenler demek zorunda kalıyoruz. Canlıları da ikiye ayırdıktan sonra devam ediyoruz.

Yaz: Televizyon programları, başarılı ve başarısız olanlar diye ikiye ayrılır evlat.

Başarının da göreceli bir kavram olduğunu iddia edebilirsiniz. Şunu da görmezden gelmemeniz gerekiyor ki, sizin başarısız bulduğunuz programı başarılı bulan insanlar ve başarılı bulmayan insanlar olarak ikiye ayrılan başka bir 2li grup da oralarda bir yerde olacaktır. Aynı zamanda dünya üzerinde iki yarımküreden birindesiniz siz de.

Yaz: İnsanlar, matematiği iyi olanlar ve matematiği kötü olanlar olmak üzere ikiye ayrılır evlat.

Bir matematik hocası bu cümleyi size söylediği zaman da kendinizin hangi sınıfta olduğunu biliyor olacaksınız. Öğretmenin gözünde bu iki sınıftan hangisinde olduğunuzu öğrenmek için biraz daha beklemeniz gerekiyor zira öğretmeniniz yılın ilk dersini bu cümle ile açtı. Tanıştınız.

Yaz: İnsanlar, öğretenler ve öğrenenler olmak üzere ikiye ayrılır evlat.

Arada bir bu iki sınıf arasında gezinti yapabilirsiniz ama unutmayın, karşınızda bir öğreten olduğu müddetçe her daim öğrenenler tarafında kalıyor olacaksınız. Öğretenler sınıfına geçtiğiniz zaman, öğrenen bulmakta zorluk çekebilirsiniz. Canınızı sıkmayın, bu sefer de kendinizi ‘öğrenci bulan insanlar’ ve ‘öğrenci bulamayan insanlar’ ikili sınıfından birinde bulacaksınız.

Yaz: İnsanlar cennete gidecekler ve cennete gidemeyecekler olarak ikiye ayrılır evlat.

Burada hangisinden olacağınızı siz de dahil olmak üzere kimse bilmiyor olacak. İster istemez bu ikisinden birindesiniz. Tadını çıkarın. Öyle bir şey olmayacak deseniz bile yine bir ikili sınıfın içindesiniz.

Yaz: İnsanlar hayatın tadını çıkaranlar ve çıkarmayanlar olmak üzere ikiye ayrılır evlat.

Hayatın tadını çıkaramayanlar diye bir sınıf daha olduğunu düşünebilirsiniz ama bu tamamen kendinizi kandırmak demek olur. Eğer bu cümleyi duyduğunuzda ‘çıkaramayanlar’ sınıfının varlığını da düşünerek itiraz etmeye hazırlanıyorsanız, bahane uyduruyorsunuz demektir. Sonuçta insanlar hayatın tadını çıkaranlar ve çıkarmayanlar olarak 2ye ayrılır. Çıkaramayanlar diye protesto etmeye devam ederseniz bir sonraki ikili gruba geçin.

Yaz: İnsanlar hayatın tadını başkaları yüzünden çıkaramadıklarını düşünenler ve kendi beceriksizlikleri yüzünden hayatın tadını çıkaramadığını düşünenler olmak üzere ikiye ayrılır evlat.

2 Responses

  • Yani kısacası, insanlar akıllılar ve aptallar olmak üzere ikiye ayrılır evlat!

    Of of bu aralar aptallarla başım dertte. Sen iyi misin Murat? Çoktandır selamlaşmadık!

  • İyiyim Maksude Hanım, çoktandır elim klavyeye gitmiyordu ama, zor oluyor artık. Aptal meselesini araştırıyorum halen.

Leave a Reply